12 Nisan 2010 Pazartesi

KÖRLER İÇİN PORNO DERGİ !!!


Bugün milliyet gazetesinin internet sitesinde körler için porno dergi diye bir haber vardı. İlgi çekici diyerek haberi okudum. Kendimden son derece emin ve cooldum. Son derece ciddiydim ve bi kaşım havada yay çiziyordu. Fakat derginin tanıtım fotolarına tıklayınca bu karşıma çıktı ve birden Slayer konserine gitmiş Ferhat Güzel gibi oldu suratım. Bu nasıl dergi lan? hahhahahha

Adamlar kör olm kör! Gerizekalı değil aksjhdkjasd Yahut kafaya kese kağıdı geçir gerisi önemli değil mi demek istediniz anlamadım ki ben? Bu nasıl kabartma lan duygusuz piçler! kljashdlkjasd Adamlara 31 çektirtecekleri fotoya bak. Bunu mu ellesin adamlar? Ondan sonra manavda eline kesekağıdı içinde domates versen adamcağızın vay haline o ortamın. Ayıkla pirincin taşını ondan sonra. Delik deşik eder o kese kağıdını oracıkta adamcağız lkajshdkjasd Töbe yarabbim neyse... Allahsızlar sizi be! Fok u entropi!

İnanmayan olursa alın http://www.milliyet.com.tr/korler-icin-porno-dergi-/yasam/sondakika/12.04.2010/1224107/default.htm

10 Nisan 2010 Cumartesi

METROYLA YOLCULUK ETTİM, ANILARIMI YAZDIM...



Dün yeni metroyla yolculuk ettim. Sanıyorum metroları 2 gün içinde Sanayi Mahallesinde yapmışlar. Bildiğin sacdan yapılmış gibi. Her yeri çekiç ve kaynak izi dolu metronun, her yerine alınteri yapışmış. Hiç bişey anlamadım. Hıphızlı giden çöp tenekesi gibi bişey. Neyse yeni metro olduğundan yeni anonslar da eklenmiş. Hem de hanım kızımız hem Türkçe hem de İngilizce söylüyor durakların isimlerini. Bundan sonrası canlı yayına geçiyorum :

(dızzzz çöp tenekesi harekete geçti)
.
.
.
- Gayrettepe... Gayrettepe...(İkinci Gayrettepe ingilizce)
(dızzz çöp tenekesi Gayrettepeyi terk ediyor)
.
.
.
- Levent... Levent... ( İkinci Levent ingiliz yolcularımız için)
(dızzz metro gidiyor, iyi kaçıyor. Halkımız ingilizce anonslarla ilgili muhabbet etmeye başlıyor.)
.
.
.
- 4üncü levent... Four Levent...(İkincisi ingilizce anons yalnız klajhsdlkjasd)
halk kadını- forty levent demesi lazım aslında
yanındaki kadın - Evet bence de. Yanlış konuştu...
halk erkeği - foör levent! Foör levent! ısısısıs ingilizcem sular seller ısısıs
halk erkeğinin kankileri - ğauahagshjdgasdgajsdh
(dızzz çöp tenekesi gidiyor)
.
.
.
anons - Sanayi Mahallesi... Sanayi Port...
halk erkeği- Foör Sanayi...
Halk erkeğinin kankaları - kjhsdahsdlkjhaslkdj 4 demek olm o salak lkjasdkasd
halk erkeği- Niye denmez mi? foör sanayi?????

2 Nisan 2010 Cuma

FETHİ BOND...


- Evladım sen niye kaçırdın şimdi bu uçağı?
- Seni hiç ilgilendirmez teyze!!!
- Torunlarımı görmeye gidiyordum ama ben niçin böyle yapıyorsun?
- Ya teyze sussana ya! gözlüklü teyze çarpı... Al bakalım !!!
- ??? O nerden çıktı çocuğum şimdi ? Nedir o tahtaya benim adımı yazdın ?
- Konuşanlar listesi!!!
- E ne olacak o liste? Deli mi ne ayol?
- FBI’a bu isimleri vericem teyze! Eğer daha fazla konuşursan Pentagona veririm ismini!!!
- FBI mı? Evladım İstanbul-Malatya uçağı ile ne alakası var FBI ın?
- Bana Pentagonu bağlayın!!!
- ???
- Karşı ödemeli arayın!
- Oğlum sen kimle konuşuyon ? Kim bağlayacak sana Pentagonu?
- Gözlüklü teyze çarpı...
- 2 çarpım oldu hadi hayırlısı...
- Şişşşt sen! Ordaki top sakallı dön önüne! Kimse konuşmasın kendi arasında!!!
- Evladım peki nereye kaçırıyon sen bu uçağı? Pilotun haberi var mı bundan?
- ??? Pilot?? ...
- Evladım pilota söylemediysen sen nasıl kaçırıyon bu uçağı?
- Püüfft püffft... Kaptan pilotunuz konuşuyor... Lütfen koltuklarını dik duruma geçirip, kemerlerini bağlasın herkes... Malatya havaalanına doğru inişe geçiyoruz...püffft püffft
- Ühühühü
- Evladım ağlama bak hadi gel kemerini bağlıyalım senin, inişe geçtik. kısmet değilmiş be çocuğum. Gel otur yanıma bakiim...
- Ühühüh ama ben 27 numarada oturuyorum teyze : ( Hostesler kızmasın ?
- Bişi olmaz. Gel yanıma otur sen. Al bak meyve suyu, hadi iç.. Kurabiye de ister misin? Adın ne senin bakimm?
- Bond... Fethi Bond : ( … kurp cük cük cük kurp
- Aferim oğlum Fethi’ye. Bak nası da acıkmışın. İç iç o meyve suyunu da... Afferinnn
- Gnam gnam... İstanbul'a dönerken kaçırıcam işte ben de uçağı! Pilota da uçağa binerken söylerim bu kez... Kurabiye çok nefis teyze : )
- Afiyet olsun evladım...
- Teyze bak çarpılarını sildim tahtadan : )
- Saol evladım ...
- Uçak başarılı bir iniş gerçekleştirirse alkışlayalım mı teyze?
- Tabi çocuğum alkışlarız. Hadi şimdi uslu ol bakim...
- : )))

STARGATE ATLANTİS !!!



Nerden sardıysak bi de başımıza Stargate Atlantis dizisi çıktı. Her gün 5 bölüm izlemeden rahat edemiyorum. Sürekli taşşak geçiyorum diziyle ama müptelası oldum sanırım. Artık Lost umurumda bile değil. Fok u Lost!! Çok da umurumda Desmond'ın adaya getirilmesi. Hiç değil. Tıpa ada, şarap kötülük. Şişe ne lan peki? Sikimde bile değil artık. Yaşasın Wraith olayı!!! Let's feed!!! Çok tatlı duygular...

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NA CV Mİ YOLLADIM !!!


Evet dostlarım. Biliyorsunuz bazı satılmışlar yüzünden Ankara Belediye başkanlığını kazanamadım ve Ankara düştü. Ben de boştayım şu aralar. Seçimlere de nerden baksan 4 yıl var. Seçim meydanları, sandıklar, oy tabanları tatlı bir hayalden öteye gidemiyor nazarımda hepsi mazide. Bu yüzden CV mi yolladım Adana'ya. Baktım başkansız kaldılar. Görev ve kebap beni çağırdı ve hayır diyemedim. Cevap bekliyorum. İyi oldu çoh da güzel oldu...

31 Mart 2010 Çarşamba

AYNADA GÖRDÜĞÜM!!! BEN DEĞİLSİN !!!

Zaman geçiyor dedi. Zaman geçmiyor dedim. Gülümsedi. Dünya dönüyor dedi. Dünya dönmüyor dedim. Nefret büyüyor dedi. Nefret algıladığın kadardır dedim. Sevgi küçülüyor dedi cevap vermedim. Bir insan kendine yalan söylemeye başlarsa kimseye inanmaz artık dedi. Cevab veremedim. İçimdeki çocuk evden kaçtı. Dışımdaki çocuk içime girmeye çalıştı. Burnumdan girmeye çalıştı. Burnumu karıştırırken içinden ay çıktı. Dolunay olup göğe kaçtı. Dolunayın ışığında sallanan göğüslerin arasına aletimi yerleştirdim. Titreşimlerinden aletim patlama noktasına geldi. Patlayan aletim uykuya daldı. Yer yarıldı ben ve aletim içine girdik. Yer orgazm oldu titredi. Şili de deprem oldu. Salvatore diye sallandık, Allande diye kolonlara tutunmaya çalıştık. Yaşam üçgenlerinin dar açılarını sikip hayatta kaldık. Pinochet'i sallandırdık dış acılar doğdu. Toplamı iç acılarımızdan küçüktü. Victor Jara'nın elleri bileklerinden kesilirken Can Yücel kesilen ellerini havada yakalayıp cebine koydu. Bukowski sikmekte olduğu kadının üzerine kustu. Romain Gary Emile Ajar oldu. Bu işte bir yanlışlık var dedi Buket Uzuner. Bu işte bir yalnızlık var diye düzeltti Tuna Kiremitçi. Ve en nihayetinde "Her işte bir saygınlık vardır" deyip kişisel gelişim kitabı yazacak birisi. "Tüm bu olanlara bir anlam arayanların boynu altında kalsın" dedi Beckett. Ve bana kalırsa bu işte bir hayınlık vardı asıl. Che tişörtü giyip geziyorlar, converse giyip dergiler satıyorlar. Ben böyle evrimi sikerim. Galapagos adaları kadar olmuş taşşaklarım şahitliğinde üçgen matematiğe, matematik geometriye meyletti, riyaziye diye inledik hep beraber. Sonuçta elimizde kalan Ali Kuşçuydu, vuslattı, Eflatundu, Da Vinciydi, Niçeydi, kara bir delikti. Nefesimizi bekleyen, soluğumuzu içine çeken. Ben dedim kış, o dedi cemre. Ben geri çekildim, üçü birden düştü ve hayat başladı havada, suda ve toprakta. Çalıştık. İzinler birşeyi değiştirseydi yasal olurdu dedi. Ne izinler birşeyi değiştirdi ne de yasal oldu dedik. Yasal olan tek şey uzaydı. Hala daha göğüsler ve kara deliğin oluşturduğu üçgenin içindeydik. Merkezkaç kuvveti her ikimizi de savuruyordu. Aynı nehirde bir kez bile yıkanamadık bana sorarsanız. Birbirimizin gözlerine son kez baktıktan sonra savrulduk. Kaçtık merkezden. Sonumuzu söylemem gereksiz. g=1/2 at2'ydi. Yerçekimi hesaplanmaz, sevilirdi. Mücadele etmek gereksizdi zira yerçekimi hep kazanıyordu. Kepler sadece bir piyondu. Şah ve mattı. Kapı birden açılmıştı. Kapıda bekleyen, nasıl açacağımızı bilemediğimiz kapının zaten açılmak için bizi beklediğini söylediğinde ben çoktan içeri girmiştim. O dışarıda kalmıştı. Ben içeri girer girmez kapı kapanmıştı. Kim o dedim, ben dedi. Sen kimsin dedim. Cevab veremedi. Arkamı döndüm gittim. Öteki diğer tarafta kalmıştı sonunda. Kurtulmuştum. İlahi denge suyu damıtılmadan hiç bir şey sona eremezdi. Bunu biliyordum. Yeterince adım attıktan sonra ardıma, kapıya baktım omzum üzerinden. Kendimi gördüm önünde. Hala sen kimsin diyordum. Öteki hala daha cevab veremiyordu diğer yanda. Amına koyim cevab veremiyordu. Kimsin lan sen???? Cevab veremedim...

30 Mart 2010 Salı

OOOO YAZI GETİRMİŞSİN : ))))



- Oooo yazı getirmişsin : ))
- Evet Travis getirdim. Bu fanzinde olmak benim için çok önemli çünkü : )))
- Ver bakalım...
- Serim ve düğüm çok iyi oldu ama çözüm pek içime sinmedi.
- Çözeriz, sindiririz ısıısısı

29 Mart 2010 Pazartesi

GALATASARAY - FENERBAHÇE MAÇININ DEV ANALİZİ !!!



Galatasaray ilk 10 saniyeye yaydığı inanılmaz total futbolu devam ettirebilse yenerdi Feneri bence lkjahsdlkhalsk Rijkaard'ın planı 10 saniye tuttu.

İyi günner...

Not : Blog dünyasında bir sorun mu var olm? Foto yapıştıramadım postuma : (

26 Mart 2010 Cuma

7 GÜNLERİN EN GÜZELLERİ BAŞLADI !!!


Bir hafta daha bitti işte. Mükemmele çok yakın bir Friday daha geldi. Çok mesudum. O azına sıçtığımın Pazartesisine daha bi sürü var ısısıısıs Ve üstüne üstlük o ağzını öptüğümün maaşına da bir hafta daha yaklaştık. Amına kodumun parası. Esirin ettin lan bizi, maymun ettin lan bizi. Eskiden ne güzeldi. En fazla bayramlarda seni arzulardım. Şimdi canım bira istese para istiyolar, canım Radiohead albümü istese para istiyorlar, canım ne isterse parasız vermiyolar. Parayı da sadece çalışınca veriyolar. Medeniyetin geldiği noktaya kafam girsin. Bu mu lan geldiğimiz nokta? Ne ara geldik lan biz buraya? Ne güzel mağaraya resimler çizip eğleniyorduk. İlkçağ adamıydık ama mutluyduk be : (((

Abi ben yanlış mı okudum yoksa gazeteler mi atladı yoksa Beşiktaş kulübünden kimse gitmedi mi Sevgili Özhan Canaydın'ın cenazesine? Yıldırım Demirören gitmedi mi? Utanç verici bir durum bence bu. İşte bu yüzden olmuyor sayın başkan, işte bu yüzden hiç birşey yolunda değil sevgili Beşiktaşımızda. Bir de Beşiktaşlı duruşu diye bişey çıkardınız başımıza. Bizim oralarda o duruşa bi vuruş kaç kuruş derler. Yazık hakkaten yazık...

Geçenlerde şey okudum donmuş ecnebi spermleri ile dölletemezsiniz kendinizi diye birileri yasak getirdi Türk kadınlarına. Genlerimiz karışmasınmış. Çok süper genlerimiz var ya. Bu ne abi? hahahha Peki o zaman ecnebilerle evli Türk kadınlarımız ne yapacak? So? Genlerini karıştırmadan sevişsinler!!! Nalakası var? En az 3 çocuk diyordun? alkjshdlkajsd

Sevgili Duman grubunun solisti Kırmızı Pabuçlarım adlı mükemmele çok yakın şarkıyı söyleyen Seçkin Piriler adlı grubun solisti ile evlenmiş. Vay amuğa koyim. İşte sentez diye buna derim. Genler ne biçim de karışacak şimdi lkajdjasd

Şaka maka Slayer, Metalika, Antraks, Megadet, Ramşıtayn, Elis in Çeyns geliyor lan. İnanılmaz ama rock. 1993 yılında, İnönü stadını bilenler için söylüyorum deniz tarafına bakmayan tribün tarafında, stadın dışında kaldırımlarda sabahlayarak, yerlerde yatarak, uyuyarak, Güzel Marmara içerek bekleyerek izlediğim Metalika'yı bu kez sahne önü biletimlen izlicem. Hayata bak ne hale getirmiş bizi. Ben sahne önündeyim James Hetfield ın kısacık saçlarında da bir batman jöle. Bence müstehak hepimize lkjahsdkhalksjd

Lost dizisinin amına koyim bu arada.

The XX dinliyorum çok havalıyım.

Bence Dünya Artistik buz patinaj şampiyonası TRT bünyesinde gerçekleşiyor. Yarışanların hepsi TRT memuru. Mesaiye kalıyorlar. Bildim bileli TRT gösteriyor çünkü. Ceyn Torvil - Kıristofer Diin çiftine selamlar.

Şaka maka Bursa şampiyon olacak bence. Bence Bursa yönetimi Peaches adlı grubu şampiyonluk kutlamalarına getirsin klasjhdlkajsd

Hayko Cepkin'in albümünde gerçek bateri yok. Kınıyorum buradan kendisini. Olmamış...

Ve bir de Messi var. Adama 1,5 kişilik Adana kebap ısmarlayasım var. Yavrum benim. Kurbanım sana. Ne biçim de oynuyor gadasını aldığım. Adamda bir sol ayak var adeta Che.

Geçenlerde Elazığ depreminin ardından Adana da olan deprem sonrası mükemmele çok yakın soft porno sitesi hürriyet.com.tr adlı sitemizde konu haberin altına şu yorumu yazan yorumcuya selamlarımı yolluyorum. " Deprem istanbula doğru geliyor. İstanbullular önleminizi alın!" deprem yürüyerek geliyor lkasjdlşkajsşdlkasd enkaz altında kalan erotik hatunların resimleri için tıklayınız linkini aradım bulamadım. Bedbahtım :(

Sevgili çinekop dostlarımdan onları ağzımın suları akarak yediğim ve yiyeceğim için özür diliyorum buradan ama onlar da bu kadar lezzetli olmasaydı baa ne.

Ve son olarak bir insanı en iyi rakı sofrasında tanırsın. Kafasına önce rakı ardından da su dökün eğer renk değiştirmediyse ve size saldırmadıysa gerçek dostunuzdur. Hepinize Tom Waits'den "Everything goes to hell" ile veda ediyorum. İyi hafta sonları...

17 Mart 2010 Çarşamba

ALLAH RAHMET EYLESİN EN KISA ...


Dünyanın en kısa adamı ölmüş. Üzüldüm ama çok da üzülmedim. Çünkü tanımıyordum kendisini. Yani bir kaç kere orda burda fotoğrafını görmüştüm o kadar. "Oha o ne lan" dediğimi hatırlıyorum ilk gördüğümde. Sonra onun hayatını düşündüm. İçinden çıkamadım. Okula gidişini, gidemeyişini. Mahallesinde büyüyüşünü, arkadaş edinemeyişini. Ayakkabı satın almaya gidişini, takım elbise talebini. Annesini babasını kardeşini düşündüm. Bir de oturup onunla sohbet ettiğimi hayal edişimi hatırlıyorum. Acaba ne anlatır diye düşünmüştüm. Hayat hakkaten çok garip. Hayat ödül mü ceza mı belli değil bazen bana sorarsanız. Gördüğüm kadarıyla, son zamanlarda adamı gezdirmedik yer bırakmamışlardı sırf kısa diye. O da gülümseyip el sallayıp duruyordu oraya buraya. Sanıyorum bunca yıl sonra insanların ona gülümseyişinin, oraya buraya buyur edişinin, sohbet etme talebinin sahte olduğunu bilse bile hoşuna gidiyordu. Keyfini çıkarıyordu. Fazla da çıkaramadı. Üstüne mi bastınız lan adamın yavşaklar!!! Neyse, toprağı bol olsun dicem ama yanlış anlaşılıcam. Böyle bir konu hakkında hala daha yazı yazmaya çalışan benim de azıma sıçim bu arada. Neyse bye for now...

16 Mart 2010 Salı

EZEL DİZİSİNİN SONUNU AÇIKLIYORUM !!!


Aslında Ezel Ramiz Dayı'nın kızı. Kızını tanınmaz hale getirmiş, dev gibi adam etmiş. Azad da aslında Ömer'in ta kendisi. Ömer'e öyle fena estetik yapılmış ki kadın olmuş. Ama Ramiz Dayı durur mu Ömer'in beynini Ezel'e taktırmış ki kimse bişey anlayamasın. Bu yüzden Ramiz Dayı'nın kızı kendini Ömer sanıyor. Ramiz Dayı da aslen Azad'ın halasının eltisi. Üst dudağı ile burnu arasına da halı saha yaptırmış ki tanınamasın. Nitekim kimse tanımadı. Oysa ki dikkatli gözler Ramiz Dayı'nın arada konuşurken gerdan kırdığını hemen fark eder ve özellikle Ezel ile konuşurken gerdan kırıyor. Neden? Çünkü Ramiz Dayı'nın kızının akrabası da ondan. Halasının eltisi. Yani aslen Ramiz Dayı görünümlü ailenin bir büyüğü kadın, Ezel görünümlü ailenin bir diğer küçük kadınıyla sohbet ediyor ve doğal olarak gerdan kırıyor. Öğütler veriyor, dedikodu yapıyor onun bunun hakkında. Böylece her şey yerli yerine oturuyor. Ramiz Dayı kendi beynini de Ömer'e taktırmış ve böylece kendi hakkında süper kitap yazmış. Çünkü kendi hakkında her şeyi biliyor. Dizinin sonunda kavanozda sakladığı Ezel'in beynini de gösterecekler. Bu durumda ortada bir beyinsiz var gibi değil mi? Acaba kim? laksjhdlkajsdasd

11 Mart 2010 Perşembe

BU DÜNYADA İNSANIN BAŞINA GELEBİLECEK EN KÖTÜ ŞEY ; SEMPATİKLİK!!!


Evet dostlarım, siber dünya fanatikleri bugünkü konumuz yazık bir durum. Sempatik misin derdin var. Kelime olarak farkındayım çok güzel gibi duruyor ama işin aslı öyle değil. İnsan sempatik olarak tanımlanmaya görsün işi rast gitmez. En derin karanlıkların içinde nefessiz kalır. Bir başına kalır. Ağzına tüfek sokup sıksa dahi a ne sempatik intihar derler adama. Öldüğünle kalırsın. Sempatiklik tanrının gazabı gibi birşeydir. Ne etliye dokunur ne sütlüye sempatik. Ne erotiktir ne de cevval. Toplama işlemine tabi tutulmuş sıfır gibidir sempatik. Sempatik sempatiktir o kadar. Kimse ondan birşey beklemez. Sempatik...

Misal bir film çektiniz. Mükemmele çok yakın olduğunu düşünüyorsunuz ve gösterime soktunuz. Sahne geçişleri eklektik, diyaloglar şiir gibi. Karakterler kült diyosun. Sinema tarihi benim filmim gibisini görmedi diyosun. Gözlerin hafif kapalı, kafanı hafifçe geriye atmışsın, kolların göğsünde birbirine kavuşup kilitlenmiş. Bir yönetmen olarak tanımlanmayı bekliyorsun, gelecek övgüleri bekliyorsun. İlk gösterim bitti ve yorumlar geliyor. "Aslında sempatik bir film ... " ve devam ediyor güya. Sözün bittiği yer bence. At kendini bir metrobüsün önüne filmine sempatik film dediler olm!

Ya da diyelim süper futbol oynadı takım ama yenildi. Ligimizin sempatik takımlarından bıd bıdı çok sempatik bir takım, elinden geleni yaptı ama işte yenildi dediler. Alla alla? E sempatik diyordun? Adama çakmışlar? Üç puan yok? Sıfır puan var? Küme düşüyorsun ama sempatiksin. Ne sikim bir sempatiklik lan bu?!!

Diyelim bir kıza açıldınız. Dediniz ki bayılıyorum sana, derin derin nefesler almak istiyorum üzerinde. Terim terine karışsın istiyorum. Sen ne diyorsun? Sonra kız dedi ki "Ya aslında seni çok beğeniyorum. Çok sempatiksin ama bıdı bıdı bıdı" Sempatik miyim? Amına koyim o zaman! İnsan sonunu dinleyemez kızın anlattıklarının zira anlamıştır ki üzerinde nefes alamayacak derin derin çünkü sempatiktir. Sempatik adam derhal espri yapar ve durumu kurtarır. Rezalet. Demek ki sempatiksin hakkaten. Yazık maymun gibi bişeysin piç. Sempatik piç!!! Parasempatik!!! Tükür!

Sen hiç sempatik bir deprem diye tabir duydun mu? Duyaman! Sempatik deprem olmaz. Deprem dediğin öküz gibi olur, hayvan gibi olur. Altını üstüne getirir ortamın. İnsanı enkaz altında bırakamayan deprem deprem midir sorarım size? Amına kodumun artçısı! Allahın yancısı!

Sempatik hükümet. Anında kafaya darbeyi yer.

Sempatik müdür. Anında kuyruğuna teneke bağlar elemanları.

Sempatik bakkal. Veresiye defterlerini tuğla olarak kullanarak oturma odası inşa eder kendine. Oturur içinde hobbit gibi...

Sempatik ev sahibi. Kiracısına borç verir. Sonra da bir sabah geldiğinde evi tam takır bulur. Kiracı kaçmış gitmiştir eşyaları toplayıp. Aylarca da kira ödememiştir. Evin çelik kapısını bile çalmıştır. İçerde sokak köpekleri kerkinir...

Sempatik olmayın olm. Sempatik olanı tarih de affetmez. Bak hiç sempatik kralı yazıyor mu tarih? Hayır nerde despot var, nerde kazıklı var onu yazar tarih. Tarih Hitler'in tarihi, tarih Stalin'in tarihi, tarih Voyvoda'nın tarihi, tarih Jack the Ripper'ın tarihi. Bunların hiç biri sempatik değil bana sorarsan. Salieri gibiler dahi sempatik kompleksler eşliğinde anımsanıyor. Yazık...

Köpekbalığının fok balığına saldırması gibi. İzle. Bir daha izle. Bir daha izle. Köpekbalığının sevgili foku paramparça edişini izle. O sempatik derisini korkunç dişleri arasında yırtışını izle. Fok balığı çok sempatiktir. Köpekbalığı sempatik katili. Eeee ne düşünüyorsun? Bana hakaret etmeyi seçtiysen fok balıklarının penguenlere saldırışlarını ve onları aynı şekilde parçalayarak yemelerini izle. Peki kim sempatik şimdi? He ne oldu??

Çok sempatik bir evin var. Demek ki diyor ki 40 metrekare lan evin yarram! kajhdlkajsd Eşşek bağlasan bağlanmaz, bağlasan götü dışarda kalır anca Hamster yaşar bu evde. Gülümsesen acınası olur, gülümsemesen zoruna gitti derler. Sempatik ev ne lan peki? Ne yapsın adam? Niye sempatik diyon?

Yahut gerdek gecesinde manitanız penisinizi sempatik buldu hadi bakalım ??? Sempatik yarrak? Ne lan bu? O nası gerdek ayrıca? Madem sempatik diyor sempatik olmayan yarrakları da tanıyor demek ki!!! O kırmızı kuşağı al sen kulaklarına bağla sonra da çek oynasın kulakların. İşte şimdi sempatik oldun jkhasdhjalksjdhasd

6 Mart 2010 Cumartesi

İSVEÇLİ SATANİSTLERİN OYLAR MANGA'YA !!!


Manga adlı teenage angst grubumuzu Yürovijına yolluyoruz. Ne alakası varsa. Şarkılarını da yaptılar amcalarına gösterdiler. Açık konuşayım şarkıyı hiç beğenmedim. Bülent Özveren'in işi çok zor. Ne nakaratı nakarat ne introsu intro. Dümdüz kütük gibi şarkı. Enerjisi yok şarkının. Patlaması yok. Ama duyumlarıma göre Trabzonlu Hoptekler ve İsveçli satanistler Manga'ya oy verecekmiş. Bi de biliyosunuz komşu oyları da yağıyor hep bu yarışmada. Demek ki Artvinli Hoptekler ve diğer İskandinav satanistler de Mangaya oy veriyor. Nerden baksan 13 üncülük garanti ısısısıs Ama bak kıyafet de önemli. Manga eğer dansöz kıyafeti çıkıp söylerse nerden baksan 18 inciliği garanti.(Neden 5 sıra geriledik diye belerik bakan gözlerinize istinaden; Lan olm hiç bir satanist dansöz kıyafeti giymiş insana oy verir mi? Vermez. Ondan... )O şarkı ne olm öyle ya. TRT hakkaten amı götü dağıtmış kanımca. Kadrolaşma bi acaip olmuş. Manga seçen badem bıyıklı amcalar. Çok grotesk. Liseler arası Rock yarışması 3 üncüsü gibi şarkı. Manga fikir değiştirdim! Çünkü sakin olmaya çalışıyordum ama olamıyorum!!! Beni temsil edemezsin o şarkıyla. Elin Avrupalısına güldürtmem ben kendimi!!! İzin vermiyorum!!! 1650 tane satanist seni beğendi diye kendini bişey sanma. O piçlerin ipiyle kuyuya inilmez. İnsen bile seni kıtır kıtır kesip yer onlar o kuyuda. İple de kendilerini asarlar. Ortama bak sen! Kuyu kuyu değil Ringu amına koyim. İndiğin kuyudan ürktüm. Güzelim kuyuyu ne hale getirdiniz!!! Hopteklere lafım yok. Onlar zararsız. Zaten onlar da bi tek Flash Tv de bi program var orada yaşıyolar. Ne çalarsa kalkıp oynuyolar. Hiç birimiz Manga değiliz diye döviz hazırladım yarın turlıcam Beyoğlunu!!! Göreceksin gününü Manga!



Not : Yürovizyon'a oy vermek için telefon açan satanist hayal etsenize lkjhasdlkhalksd töbe yarabbim. Adam bir elinde kristal kadehe kedi kanı doldurmuş içiyor bir yandan da telefonda Manga'ya oy veriyor ısısısıs Evde toplanmış 1650 İskandinav satanist. Manga di puan lafını duyunca alkışlıyor neşelenip. Hayat gittikçe garipleşti bence. Avrupa hayalinin sonu mu geldi aceba? San Remo yarışmasından Al Bano-Romino Power dan şu geldiğimiz noktaya bak. TRT bitirdin bizi : ((( Neler izlettin olm sen bize yıllarca ya? : ((( Manga son sözüm sana!! Bi insan yürovizyona gidecek kadar niye alçalır yahu? Şarkın zaten kötü de iyi olsa ne yazar? Sen hiç Elbow katılmış Yürovizyon gördün mü? Ne işin var senin orda? Vizyonun bu kadar mı? Lan olm o yarışmayı bunak Almanlar izliyor bilmiyon mu? Bi de biz izliyoz. Bi de Bülent Özveren. Olacak şey değil. Burçin Orhon'un seviştiği bi adam bile kazandı lan o yarışmayı düşün artık. Neyin peşindesin Manga!!! Neden???? Neyse ki caponlar avrupada yaşamıyor. Yoksa bu Manga bi de birinci olurdu seyret o zaman sen cümbüşü. Bir Yürovijına ayırdığım vakte bak? Kim bilir kaç kere klavyeme dokundum, kaç kere entera bastım. Del ve insertlerin sayısını hatırlamıyorum. Benim de ağzıma sıçim bu arada. Önce izzeti nefsimi hemen akabinde de tabiatımı sikim. Gelecek sene bence Yürovizyona Bülent Özveren tek başına gitsin!!! Evet onu yollayalım! Avrupa gerçek bir Yürovizyon duayeni görsün. Şarkısını da "Komşu komşunun külüne muhtaçtır" adlı güftemden kotaracam. Yapacam bunu Bülent Abi! "Ev alma komşu al" adlı yedek şarkın da cepte. Misal İsrail'in hiç puan almaması lazım bu yarışmada. Çünkü hiç komşusu yok lkajhdkjahsd Bi de ben bir kez olsun İsrail takımlarından birinin AVrupa Şampiyonu olmasını istiyorum. Gerek futbolda gerek basketbolda. Ya da Yürovisionda. Ne yaparlar acaba? Avrupa fatihi İsrail? Ne alaka lan? Adam Filistin Lübnan ve Mısır'ın oralarda yaşıyor ama tüm Avrupa yarışmalarına katılıyor! Lan dünya! Globalsin!!!! lkajhdkjasd Enlarge your vision!!! Eurovision!!! Telepopmusik nam gruptan "Love can damage your health" adlı klibi izleyip kendime gelmeyi düşünüyorum. Bye for now biçız...

5 Mart 2010 Cuma

KORKUTUCU DİYALOG ...


Travis - ...
Tyler - ...
Travis - Ne bakıyosun abi nooldu?
Tyler - ...
Travis - Abi niye bakıyosun bana öyle?
Tyler - Sakalım mı çıkmış?
Travis - ???
Tyler - Sakalım mı çıkmış olm?
Travis - Hayır abi ???? Yeni traş oldun zaten ???
Tyler - Ha pardon. Sakalımın çıktığını sandığını sandım...
Travis - ???
Tyler - ...
Travis - ...

3 Mart 2010 Çarşamba

MAY THE FORCE BE WITH YOU KAAN SEZYUM...

Yıllardır gerek internetten gerekse basından büyük bir keyif ve takdirle takip ettiğimiz sevgili Kaan Sezyum'un sevgilisi Nursel Kaymaz beyin kanaması geçirerek aramızdan ayrılmış. Az evvel öğrendim. Sabır dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor Sezyum'a. Gerçekten çok üzüldüm. Büyük sabır diliyorum abi sana, salonlarımızdan seviyoruz seni, başın sağolsun...

28 Şubat 2010 Pazar

CNBCE DE YAYINLANAN STAR WARS ADLI DİZİYİ HİÇ BEĞENMEDİM !!!


Her Pazar ceza gibi. Zaten ertesi gün Pazartesi, bi de bu çıktı başımıza. İnşallah yayından kalkar. Ne saçma bi dizi öyle o. Bölümleri 3 saat mı ne. Uyuyorum uyanıyorum hala devam ediyor. Zaten komple Dünyayı Kurtaran Adam adlı güzide filmimizden kopya. Güçte sapma var felan. Ne gücü olm ne diyosunuz siz? Manyak gibi laflar. Dizide oynayan tüm tipler abuk subuk. 9 sallanan gözlü, 70 santim kulaklı, 650 kilo, 15 kollu, bazılarının kafası bile yok. Resmen freak şov.

Bi de yeşil bişey var. Kertiş midir maybaş mıdır nedir. Sikim kadar boyu var türlü türlü huyu var. İngilizcesi de acaip boktan. Konuşmayı bile bilmiyor daha ama gücüne gidiyor her şey. Kimle tanışsa burun kıvırıyor, dudak büküyor herşeye. Resmen çirkin, buruşuk ve cüce diye bunalımda. Bi kulak var adamda görsen. Benim hakkımda ne konuşuyorlar acaba diye onu bunu dinlemekten babanne kulağı gibi olmuş kulakları, kapı deliklerinden rahat sokabilsin diye de uçları sivrilmiş. Dedikoducu piç! Her boka nane. Herkeste bi kusur arıyor. Dediğim dedik bi ambiti. Her boku kendi biliyor sanıyor. Açıkçası evime sokmam bunu. Pis pis de kokuyordur kesin. İltihap kapmış kıllı yeşil bir etbenine benziyor kısacası. Işın kılıcından kısa Jedi mı olur lan lkajshdlkajhsdlkasd

Bi de bi tane kraliçe vardı. Bi ara Natalie Portman oynuyordu ondan sonra birden ilkokul öğretmeni tipli bi karı çıktı ben kraliçeyim diye o oynuyor şimdi. Allah allah siz bizi sersem mi sanıyorsunuz lan? Dizide devamlılık yok. Kah Ewan McGregor oynuyor kah Harrison Ford. Hop öbür bölümü izliyorum yoklar. Olacak şey değil.


Hah şimdi hatırladım bi tane adam var bi de, simsiyah kıyafetlerle geziyor ortamlarda, pelerinli. Bu ayrı bi montofol. Uzayın kabadayısı gibi önüne gelene bulaşıyor. İşi gücü hır gür. Kafasına da çöp kutusu geçirmişler. Sanki ayağına bassam kafasından kapak açılacak, ben de çöpümü içine atacam gibi. Ama bunu görsen ne havalı sanıyor kendini böyle. Ha bi de o yeşil yaratıkla hiç geçinemiyor. Lan adam allahından bulmuş zaten bi de sen ne uğraşıyon? Bırak adam halına yansın. Gerçi sen de az hilkat garibesi değilsin ha! 55 santim kafan var buna mukabil 100 santim vücudun aksjhdlkasdsjdhlkajsd Koca kafalı götten bacaklı bi piç! Bence içinde Ramiz Dayı var bunun. Arada boğazındaki balgamları temizlemeye çalışmasından belli. Garip garip sulu ya da su buharı gibi sesler çıkarıyor sohbet esnasında. Adamın sinirden vücudundaki sular ısınıyor. Komple sinire kesmiş bu arkadaş. Olayı ne anlamadım. Odun sobası gibi adam. Bunu da evime sokmam. Bizim mahallede bakkala gidemez bu, ekmek alamaz. Metrobüse binse döve döve aşşa atarlar o derece agresif. Uyumsuz piç.

Üf daha fazla anlatamıcam çok sıkıldım. Kısacası tam bir fiyasko bu dizi. Lütfen yayından kaldırılsın. Rezalete çok yakın. Ve CNBCE kanalını da kınıyorum bu vesileyle. Onca güzelim dizi varken bunu seçmeleri anlaşılır gibi değil. Fok!

26 Şubat 2010 Cuma

ONU BENDEN SİZ ÇALDINIZ, CİHANGİR SOKAKLARI...


Geçenlerde sabah erkenden kalktım, Cihangirde geziyorum. Rutin İstanbul gezilerimden biri. Bayılırım. İstanbul sokak sokak damarlarımda akar. Tansiyonum düşer zevkten. O gün de tarihi teneffüs ediyorum, Osmanlıyı hayal ediyorum, başkalarının yarım kalmış düşlerini mi yaşıyoruz acep diye kendimi sorguluyorum. Puslu bir kıtalar atlasının lejandı gibidir Cihangir. Bilen bilir. Kokusunu bile alırsınız orada daha önce yaşamış Leventlerin, Levantenlerin, Yeniçerilerin. Cihangir Camiinin bahçesinden boğaza bakmamış adam nazarımda bir fazladır. Sen yokken biz bir fazlayız derim ona. Hiç acımam.

Ben bu uhrevi düşüncelere gark olmuşken yanımızdan hızla bir çift geçti. Kızın elinde bir ip, ipe bağlı bir tasma, tasmanın boynunu sardığı bir köpek. Köpeğin hızında yol alıyorlar. Köpek hızlanıyor bunlar da hızlanıyor, köpek yavaşlıyor bunlar da yavaşlıyor. Köpek muhtemelen karşı cins bir köpeğin daha önceden işediği bi noktayı bulup duruyor. Başlıyor koklamaya eski bir sidiğin kokusunu. Bizim çift bu esnada ne yapacağını bilemiyor. Erkek olanı etrafına bakıyor cool cool. Güneş gözlükleri ensesinden burnuna kadar uzayı kapladığından ne yapsa cool görünüyor. Oysa içerde gözler Guiza gibi biliyorum ben. Kız olanı köpeği çekiştiriyor “Hadi ama bebeğim” diyerek. Köpek inatçı gitmiyor. Israrla kokluyor başka bir köpeğin sidiğini. Yeterince koklayıp kendisi de üzerine işedikten sonra yoluna devam ediyor. Bizimkiler de arkasından. Sözde köpeği gezdiriyorlar...



Neyse biz de yavaş yavaş yürüyoruz Cihangirdeki mükemmele çok yakın apartmanlara baka baka. Bazı cumbalara dalıp gidiyorum. Yahu diyorum bu yeknesak ritim olmasa ölüm nasıl da egemenliğini oturturdu hayatımıza. Oysa ki bu cumbalarda hiç bir şey düşünmeden bomboş oturmuş insanlar nasıl da ölümü deli etmiştir kim bilir diye düşünüyorum. Ölüm orda her an onlara yaklaşıyor ama bizimkiler hiç istiflerini bozmadan bomboş, hiç bir şey yapmadan etrafını izliyor büyük bir sükunetle. Ölüm sikinde değil. Deli oluyor ölüm. Hayatın çığlıkları martılarınkine karışıyor. Dalga geçiyorlar adeta ölümle. Ben bunları düşünürken birden fark ettim ki köpek yine durdu ve başladı pötür pötür yere sıçmaya. Nasıl rahat. Bir yandan da kafasını çevirip bizimkilere bakıyor. İşini bitirip kızı sürüklemeye başladı sokakta. Erkek olanı derhal eline geçirdiği naylon poşetle yerden köpeğin sıçtığı bokları topladı parmaklarında hissede hissede. Sonra da poşeti ters çevirip düğüm attı ağzına. Her şey yolundaymış gibi elinde köpek boku dolu bir poşetle yürümeye başladı önümüzde. Tam kıza ve köpeğe yetişmek üzereydi ki köpek bir kez daha durup sıçma pozisyonu aldı ve bir kaç kalıp daha kabahat bıraktı ortama. Peşi sıra neşe içinde yürümeye devam etti kuyruğunu sallaya sallaya. Oğlan derhal cebinden başka bir poşet çıkarıp eline sarmalayıp yerden bokları yine aldı. Köpek sıçıyor adam arkasından boklarını topluyordu. İnanılır gibi değildi. Artık daha fazla dayanamayıp koşmaya başladım bunların yanına doğru. Bir iki metre önlerine seyirtip durdum. Kotumu donumla beraber sıyırıp yere çömeldim. Başladım sıçmaya. Bir kaç kütle bıraktıktan sonra ayağa kalktım. Donumu ve kotumu sıyırıp kemerimi bağladım. Köpek yanıma gelmiş, sevimli hareketler yaparak benden ilgi bekliyordu. “Hoca şunları da alıver sana zahmet” dedim adama. Kız bana Leo Buscaglio görmüş Tezer Özlü gibi baktı. İğrenerek, dudaklarını gere gere, kaşlarını çata çata “Sizin gibileri nasıl sokuyorlar Cihangir’e hiç anlayamıyorum” dedi kız olanı. TRT2 gibi tonladı. Yüzüne siyah camdan Pimapen döşetmiş erkek olanı “ Senin derdin ne dostum ha?” dedi. Ben de “Asıl senin derdin ne dostum? Elinde bok dolu poşetlerle Cihangir sokaklarında geziyorsun. Hasta mısın nesin?” diye diklendim. “Yürü Samsa! Bu hayvanla uğraşmaya değmez “ dedi kadın köpeğe. “Köpekle sohbet mi ediyorsun kuzum sen?” dedim şaşırarak. “Sevgilime kuzum diyemezsin!” diye sert çıktı bana kara camların ardından erkek olanı. “Ne diyeyim peki Şahin görünümlü doğan? Kaymakam arabası gibi olmuş kafan” dedim. “Şiir yazdım dikkat edersen” diye göz attım kız olanına. Erkek olanı delirdi. Köpek olanı elimi yaladı. Bunları ben bi güzel dövdüm. Osmanlı tokadlarını aşkeddim yanaklarına. Erkek olanın ensesine ensesine vurdum. Yere vurdu vurdu kalktı kafası. Yok lan dövmedim. Ne dövücem. Sadece erkek olanına “Çok konuşma fazla! Git çabuk yerden boklarımı topla! Laylon poşetin bittiyse bak orda Migros var” diyerek parmağımı uzattım. Sonra da arkamı dönüp gittim. Arkamdan erkek olanı hiç de inandırıcı olmayan tonlarda bana meydan okudu. Yeterince uzaklaştığımı düşününce bi küfür etti. Kafamı çevirip baktığımda yerden köpeğin yeniden az evvel sıçtığı bokları topluyordu. “Isı” diye bi ses çıktı ağzımdan gayri ihtiyari. Yoluma devam ettim.


Cihangir Camii’nin avlusundan boğaza bakıyordum. Kim bilir nasıl heybetli kalyonlar geçmiştir bu boğazdan diye düşündüm. Sigara içmek yasaktır yazısını okurken bir sigara yaktım. Güneş burnumu yaladı, ay dünyanın etrafında döndü, Osmanlı çöktü. Her taraf gecekonduydu. Sigaramın dumanı, iç sıkıntımın sesine karışıp atmosfere yayıldı. Osmanlı çökmüştü ve yerine Bosman kuralı gelmişti…

24 Şubat 2010 Çarşamba

GREGOR SAMSA


Gregor Samsa o sabah uyandığında kafasının her iki yanına yapışık devcileyin kulaklar buldu. Uzun bir süre hiç birşey düşünmeden tavana baktıktan sonra yataktan kalktı. Aynanın önüne seyirtti. Gözlerinin içindeki uçuruma daha fazla bakamadı. Yüreği sıkıldı. Saçını kaşıyarak odasında bir aşağı bir yukarı yürüdü. Yerde yürüyen küçük bir böceğe gülümseyerek baktı. Yazı masasına oturup bir süre düşündü. Parmaklarının arasında hareketlenen kalemi ilk cümleyi sayfaya yazıvermişti bile. "Gregor Samsa o sabah odasında uyandığında kendisini devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu." İlk kitabını yazıyordu...

23 Şubat 2010 Salı

SEKS KURSU


Hoca - Evet hanımlar daha aktif olun! Evet beyler daha yumuşak, şu an ön sevişmedeyiz daha!! Lütfen!!! Cemil bey??? Ohaaa !! Ben ne anlattım size! Girmişsiniz bile !!!
Cemil- Pardon çok azdım birden hocam ...
Hoca - Neyse hadi çıkar bakiim... Evet böyle Cemil... Aferin yala yala evet... Öpüşmeye devam! Ohooo hanımlar noluyo???!! Ne bu iniltiler ortalığı telaşa vermeler? ! Hani taklit yoktu? Ne konuştuk biz? Maaşallah ön sevişmede orgazm olanlarımız var!!! Lütfen numara yapmayalım!
Ahmet - Evet hocam evde de böyle hep bu! Pis taklitçi !
Ahmet'in partneri - Sus Ahmet allah belanı versin senin! Adam gibi yap sen de taklit yapmayalım!
Cemil - Hop! Ananıskym!!!! Hocam Cemile götümü elliyor : (((
Cemile - Okşuyorum salak!!
Cemil - Götümü okşuyorsun?????? Neden?????
Hoca - Eveeeeeeet! Kendi aramızda konuşmayalım !
Mehmet - Hocam benim partnerimin sol göğsü indi : ((((
Hoca - Tamam Mehmet biraz üfle. Şişir kız arkadaşını...
Mehmet - Kız arkadaşım mı? : ((( Hocam başım döndü şişirmekten sabah beri:((( Sürekli iniyor. Bana patlak şişme hatun gelmiş sanırım. Değiştirebilir miyim? :(((
Hoca - Tamam değiştir. Sessiz ol...
Mehmet - Offf 2 saatte anca şişecek şimdi bu :((( O kadar para veriyorum kursa, bana verdikleri hatuna bak :((( Bu nasıl partner ya?
Hoca - Tamam Mehmet sessiz ol! Dikkatimizi dağıtıyorsun!!!
Selami - Hocam orgazm olan çıkabilir mi?
Selma - Allah belanı versin Selami : ((((
Selami - Hocayla konuşuyorum Selma!!! Sana noluyor?!!!
Selma - Orgazmmış... Gerizekalı!!!
Selami - Hocam!!! Selma bana gerizekalı dedi :(((
Hoca - Selma!!! Gerizekalı deme partnerine...
Selami - Gerizekalı sana benzer :(((
Hoca - Selami!!! Nedir o öyle????? Boşaldın mı sen?
Selami - ... :(((
Hoca - Hadi özür dile partnerinden... El ele tutuşup bi 5 dakka sohbet edin.
Selami - Özür dilerim Selma... : ))))
Selma - Fesupanallah...
Selami - Hocam Selma dua okuyor, konsantrasyonumu bozuyor :((( Sohbet edemiyoruz :((
Mehmet - püfffff... püffff... Hocam çok iyi ön sevişiyorum!! Kadınımı uçurdum resmen bakın tızzzzzzzzzzzzzzzzzz eki eki ısısısısısı eki uçuyor
Hoca - Mehmet! Dışarı atarım seni bak!!! Sessiz şişir partnerini!!!
Mehmet - Hocam şişme kadınla ön sevişme yapmak beni kendimden soğuttu : ((( Üstüne üstlük kadını da ben şişiriyorum :(((
Hoca - Ben mi şişireyim Mehmet? Adam olsaydın sen de sevgilinle gelebilseydin kursa...
Selami - Hocam istediğimiz göğüsten başlayabilir miyiz yalamaya?
Hoca - Evet Selami! Bunu bana değil partnerine sor. Diyalog kur. Bu seksin en önemli püf noktasıdır. Her şeyin başı diyalog. Sorun ve öğrenin...
Selami - Selma, sence hangi göğsünü yalayayım önce??? :))))
Selma - ühühühü
Mehmet - Hocam partnerimin kıçında Made in China dövmesi var. Hem erotik hem de egzotik ısısısı eki eki Hoşuma gitti ha ısısısı Çılgın karı
Hoca - Çık dışarı Mehmet!! Çıııık!!!
Selami - Hocam Selma ağlıyor ve hangi göğsünü yalıcamı belirtmiyor : ((( Elimi de tutmuyor!
Selma - Ben gidiyorum Selami azına sıçim senin ühühüüh
Selami - Hocam Selma okuldan kaçıyor !!!! ... : (((
Mehmet - Püüffff. Siktir et Selami. Gel sen de bu zenciyi şişir grup takılırız. Benimki şişmek üzere zaten. Yetiş bana ısısısısı
Selami - Vallahı mı? : )))) İyiymiş ha zenci. Tam bir partner : )))))))) Püfffffffff... Püffffff
Hoca - ???? Sizin tabiatınızı sikim ben. Tiplere bak!!! Nasıl şevkle şişiriyor şuna bak! Hah şişir şişir Selami. Git kızım git sen de kurtar kendini bu lavuktan. İzin veriyorum çıkabilirsin.
Ahmet'in partneri - Hocam Cemil sigara içiyor sınıfta!!!
Ahmet - ??? Lan sana ne elin herifinden! Gerizekalı!! Ağzını yüzünü kırarım şimdi ha!!! Adam mis gibi orgazm sigarası tüttürüyor biz hala burda el ele tutuşmuş birbirimize gülümsüyoz! Paramızla rezil oluyoz!!!
Hoca - ...
Mehmet - ???? Selami senin hatun şiştikçe güzelleşti lan, bana versene? İnikken manda bokuna benziyordu ama şimdi resssmen Naomi Campbell şerefsizim!!! Bak sana 3 tane şişirim istersen. Ha ne dersin? Hadi lan zenciyi bana ver : ((( 4 tane şişiririm! Oha napıyon olm!!!
Selami - OH OH OH OH Ovicik ovicik eheheh çok iyi ya cuvik cuvik hımmm ohhhhhhh ohhhhhhhhhhhh OHHHHHHHHHHHHH Al Mehmet... Oh be : )))))))))
Mehmet - Öğğğk Naptım olm ya!!! Ağzına hem de Öğğğk istemiyom artık
Ahmet - Lan adam iki posta attı biz hala burda viz viz parmak öpüyoz, kulak memesi yalıyoz!!! Ne lan bu! Sikerim ha gel lan buraya karı!!! Ohhh Ohhhh ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
Cemil - ???? Hocam herkes sikişiyor???? Sikiş serbest mi? Oley be ders boş! Hadi Cemile dön arkanı!! Köpeksi takılalım eki eki eki eki Girdim valla!!! Oh Oh Oh Oh Oh Oh
Hoca - Allah belanızı versin sizin...

21 Şubat 2010 Pazar

SONUNDA TRAVİS AND TYLER DURDEN MANŞETLERDE !!!

Evet sevgili internet duayenleri! Sonunda olan oldu ve bugüne kadar bize ilgisiz kalan basın geldi alnımdan yaladı ve bu sabah Radikal gazetesinin manşetinde basında yer aldık. İnanılmaz ama gazeteyi bir açtım bir de ne göreyim. Hem de manşette hem de en tepede!!! Off be Duygusal anlar yaşıyorum şu an. Kendimi bıraksam ağlarım belki. Herkese çok teşekkürler. Tura çıkıyorum bye.

Not : Hele ki başbakanımızın İzzet Yıldızhan, Safiye Soyman, Sinan Özen, Seda Sayan, Nihat Doğan, Alişan gibi dünyaca ünlü sanatçılarımıza açıldığı bir manşette yer bulmak. Hem de brunch. Çok manidar. Çok mutluyum. Teşekkürler Türkiye!!!!