13 Mayıs 2010 Perşembe

FİLMLER HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM


Film izlemeye doyamıyorum. Kendimi bildim bileli film izliyorum. Bayılıyorum film izlerken. Burnuma kolonya sokup uyandırıyorlar. Uyanıp bi daha izliyorum. Kıs kıs gülüyorum bazen yusuf yusuf izliyorum. Misal rec ödüm bokuma karıştı o filmde. Misal Tosun Paşa yahut Salaklar Sofrası. Çok iyi gülüyorum bu filmlerde. Film gibisi yok. İyi ki bu yönetmenler var, set ekibi var, . İyi ki varsınız : )))))))))))))) Ne iyisi olm alla alla. Böyle lafın azına sıçim. Sanki olmasanız bişey olacak. Hiç bişey olmaz. Siz olmasanız başkası olur ne var yani? Tüm insanlığın amına koyim, hepimizin ecdadını sikim bence. Milyarlarca angut toplanmışız dünyada uyuyoruz gecelerce. Düşünsenize olm amma korkunç aslında. Yatağa giriyon ve gözler kapalı 8 saat çeşitli sesler çıkararak yatağın içindesin. Bilinç yok. Bence bizi uyurken bişeyler izliyordur. Düşün bak odanda sen uyuyon 8 saat. Kim bilir neler oluyor o sırada etrafında. İnanılmaz ama korkunç. Neyse bazen de bokuma benziyor filmler. İşte ben o zaman sinirleniyorum. Misal Soul Kitchen.

(Burda araya giriyorum. Eskiden ekşisözlükte çok ünlüyken kendisi hakkında yazdığım bir entry vardı bir bölümünü paste edecem.

auf der anderen seite
izlerken yapı bakımından mystery train filmine benzettiğim. iç içe geçen hikayelerle güzel bi örgüsü var filmin, rahat izleniyor, nice. yine standart bi fatih akın çalışması. oyuncuları yine çok iyi oynatmış. açıkçası cem özerle evlendiğinden beri kendisine antipati beslediğim nurgül yeşilçayı bile beğendim. filmin merkezinde ise yine alamancı-türk-alman çelişkileri. bazen kim nası, niye ilgileniyo bu mevzularla bizden ve almanlardan başka diye de düşünmüyor değilim. ama adam sürekli ödül alıp duruyo ordan burdan demek ki ilgileniyorlar. açıkçası yine de kendi adıma konuşmam gerekirse, fatih akın komple kendi kimlik çatışmalarından vazgeçip, ne zaman sinema yapacak onu bekliyorum ben. bence çok daha başarılı olacak o gün. çünkü ben artık sıkıldım be fatihciim hep aynı alman-türk çıkmazlarını izlemekten. biliyorum sen bu çıkmazı, kimliksizliği, ait olamamayı hep içinde hissedeceksin ama bunları farklı yollardan anlatsan artık?

her neyse yaşamın kıyısında filmine dönersek filmin politik yanı yahut örgüt olayı biraz yüzeysel ve zorlama olmuş gibime geldi, gerek yoktu sanki ya da bu şekliyle yapıştırma durmuş filmde ya da türkiyedeki sol hareketin bi boka benzemez klişe bi örgütlenme içinde olduğunu söylemek istemiş fatihciim. ya da ne bileyim politik mevzu çok iyi düşünülmemişti, diyaloglar özensizdi. misal hapishanede sakladığı silahın yerini söylemek istemeyen gül'e diyo ki örgütdaşı kadın"örgütün geleceğini tehlikeye atma gebertirim seni!" hahaha neresinden tutsam elimde kalıyor cümle hem hitabet açısından hem meal açısından. bu nası bi örgüt ki tek bi silahla geleceği tehlikeye giriyor? sen de gebertiyorsun gül'ü? anlayamadım. saygılar büyük londra oteli...)

Evet şimdi aradan çekiliyorum. Kendisi derken Fatihi kast ettim introda. Bu yazımdan sonra Fatihciğim Türk-ALman olayından sıyrıldı hakkaten. Beni dinledi. Ama bu kez de Yunana bağladı. Neyse Soul kitchen a dönelim. Ben hayatımda bu kadar kötü bi film izledim. Yok abarttım izledim. Ama Fatih Akın gittikçe daha kötü film çekiyor benden söylemesi. Aşçı dışında izlenecek tek bir oyuncu yok o filmde. Senaryo da çok kötüydü. Tüm bu aksaklıklara da olmuş bu film diyen adam iyi yönetmen olmaz bence. Üzgünüm.

Vavien çok iyiydi. Ama Engin Günaydın hiç olmamıştı. Erkan Can olsa daha iyi olurdu sanki. Sanıyorum Engin Günaydın Zabıta İrfan ve Burhan Altıntop olarak kalacak. Olmuyor, oynayamıyor nedense. Hele ki saçlar sarı elektrikçi hiç olmamış o kuzu dişlerin üzerinde.

İki dil bir bavul. Taş toprak filmi. Zilkif. Sözün bittiği yer hakkaten. Kapılar kapanmıyor işte ne yapsan da. Ceyran yapıyor hepimiz hastalanıyoruz sonra.

Başka dilde aşk. Acemice bölümler var senaryoda. Onlar düzelse süper film olurdu. Kızla oğlan niye ayrıldı ben hiç anlamadım. Anlamıyorum. Mutlu son. Kız hep ceketini unutuyor oğlanın evinde. Yine geldi.

Bazen de hiçbişey anlamıyorum filmlerden. Misal Eraserhead. Hiç anlamadım. O adamın saçı gibi oldum izlerken filmi. Yahut Inland Empire. Açık konuşacam amına koyim ben öyle filmin. David de iyice sapıttı artık. O da Fatih akın gibi. Fatih gittikçe daha kötü filmler çekiyor, David de daha anlamsız. Kafanızı tokuştururum sizin. İnsan gibi film çekin.

Bir de Arjantin favori, İspanya plase, İngiltere sürpriz diyorum, iyi geceler diliyorum. Film izlicem bye biçız...

4 yorum:

babble dedi ki...

sevgili T&T,
geçenlerde küp diye birşey izledim,(eski bir film ama daha yeni rastladım) kendime gelemedim.
izlemediysen tavsiye etmem izleme...

birde Slovakya şaka yapacak diyorum, bunu da not alıyorsun bi kenara.

sevgiler...

Travis and Tyler Durden dedi ki...

Evet çok iyiydi. Ama cube 2 izleme. yaramaz.

Not almama gerek yok ki. Slovakya anca şaka yapabilir zaten. Dünya kupasının neşesi tatlı slovakya kajsdkjasd

HÜSEYİN USTA dedi ki...

İSPANYAYA BAHİS OYNAYABİLİRSİN USTA
SÜPRİZ YAPMAZ

Jondaff dedi ki...

şaka gibi. lost!! ben geçen hafta kendime kendime düşündüm bunu. senin tıpkının aynısı gibi düşündüm. dedim resmen uyuyoruz. bence uyumak çok savunmasız bir durum. dünya çok kötü yere gidiyor diyoruz ama mışıl mışılız. bence bilim adamları bunun üzerinde çalışıyorlar yıllardır

beş şehir'i izlemişsindir onur ünlü sever olarak. ben onun festival gösterimine gittim. ah muhsin de ordaydı. tam bir muhsin filmi. hem ağır aksak, hem 9-8lik.

küpe hastayım. evet ilki en güzeli ama ben diğerlerini de sevdim