22 Nisan 2009 Çarşamba

LASTİĞİ GEVŞEK AŞÖRTMEN...

O gün odamda oturmuş kaplumbağaları düşünüyordum. İnanılmaz vahşi ve bir o kadar da netameli bir doğal hayatın içinde kendilerinden emin ve vakur yaşayışları beni derinden etkiliyordu. O hengamenin içinde korkusuzca ve asla paniğe kapılmadan yürümeleri beni benden alıyordu, kaplumbağalar gibi yaşamanın tadına bakmak istiyordum ve ayağa kalkıp annemin çeyiz sandığının önüne gelmem uzun sürmedi.



İçini tıka basa doldurmuş ıvır zıvırları attıktan sonra annemin dev çeyiz sandığı ile baş başa kalmıştım. Derhal çalışmalarıma başladım. Sandığın yan tarafına kafamın gireceği büyüklükte bir delik açmaya başladım keserle. Epey uğraştım. Canım çıktı, tüm gözeneklerimden dış dünyaya sıvı transferi vardı. Bütün bedenim sanki az evvel Amazon nehrinden sazlıklara av bulmak için dalmış dev bir anakonda gibi nemliydi. Kol kaslarımı bi kaç kez sıkıp gevşettim. Aşağı yukarı oynattım. Sandığın kafam için deliğini açtığım tarafının her iki alt tarafına da kollarımı çıkarabileceğim delikler açtım. Aynı şekilde arka tarafına da ayaklarımı çıkartacak delikler. Annemin özellikle yeşil olan farlarını, göz kalemlerini, allıklarını bir kovaya doldurdum. Üzerine sıcak sü döküp karıştırdım hafifçe. Balkondaki mangal kömüründen de bi parça aldım. Sandığın üzerine kömürle kaplumbağa kabuk desenini işlemeye koyuldum. Sınırları bitirdikten sonra ortalarını önceden hazırladığım yeşil boyalarla bezedim. Enfes olmuştu. Uzaktan bakan biri annemlerin yatak odasına dev bir kaplumbağa girmiş sanabilirdi. İşin garip yanı birazdan girecekti de. Dev bir kara kaplumbağası olmam için saniyeler kalmıştı.

Güzelce aşörtmenimi dizlerimin üzerine kadar çemirleyip kafamı, kollarımı ve ayaklarımı da yeşil kovaya sokup çıkardıktan sonra atladım sandığın içine, kapağını da kapadım üzerime. Az evvel bir kaplumbağa olmuştum ve çok mutluydum. Etrafıma daha önceden dizmiş olduğum küçük komodinler ve şifonyer ile uzaktan bakılınca sevimli bir kaplumbağa ailesi gibi görünüyorduk. Anneleri yahut babaları bendim. Ailemi seviyordum. Bir süre öylece durdum kafam sandıktan dışarıda. Sonra başladım yürümeye. Kaplumbağaların neden bu kadar yavaş yürüdüklerini derhal anlamıştım. İnanılmaz zordu. Sandık inanılmaz ağırdı. Annemlerin yatak odasının ortasından kapısının önüne 15 dakkada gelebildim.



Saatler geçmişti. Açtım ve marul yemek istiyordum. Mutfağa gitmem lazımdı. Şimdi yola çıksam anca ikindi oraya varabilirdim. Evimi diklemesine kapıdan geçirmem lazımdı zira kapıdan geçemiyordum. Görkemli ve heybetli bir kaplumbağaydım, kabuğum dev gibiydi. Diklemesine geçeyim derken kafamın üzerine devrildi sandık. Kafamı ani bi hareketle içeri çekmesem boynum kırılabilirdi. Doğal hayat çok tehlikeliydi. Ölümden dönmüştüm. Baktım olmuyor sandığın kapağını açıp koşarak koridora girip mutfağa doğru yola çıktım. Koridorda kendimi birinciliğe doğru koşan kendinden emin Elvan Abeylegesse gibi hissettim. Mutfağa girerken dişlerimi Ronaldinho gibi yaptım. Buzdolabını açıp marulu aradım. Bi kaç zeytin, salam ve kaşar attım ağzıma. Marulu bulup koridora doğru yöneldim. Mehmet Yurdadön gibi yatak odasına döndüm.




Yatak odası kapısının eşiğine, sandığın kafa deliği bölgesinin önüne bıraktım marulu. Bi kaç parça marulu da komodin ve şifonyerin önüne bıraktım. Ailecek yemek yiyecektik. Sonra derhal sandığın içine atlayıp kapağı kapattım. Kollarımı ve bacaklarımı deliklerden dışarı saldım. Başımı da dışarı çıkarır çıkarmaz bir de ne göreyim. Nefis bi marul. Derhal yumuldum. Ama tabi ki bir kaplumbağa estetiği ve zerafetiyle. Yavaş yavaş çiğneyerek yedim. 5 dakkada marulu koparıp, 15 dakka çiğnedim. 3 saatte yedim marulu. Çenem zonkluyordu. Karnım da doyduğundan yorgunluğun etkileri esneme ile kendini gösterdi. Derhal kafamı ve diğer uzuvlarımı kabuğumun içine çekip uykuya daldım. Dışarıda yürüyen aslanlar kaplanlar bana şu an için hiç zarar veremezdi.

Tanıdık çığlıklarla sıçradım. “Yetişin hırsız vaaaaaar! Poliiiiiis!”. Kafamı delikten çıkarır çıkarmaz babamla göz göze geldik, daha sonra da annemle. Koridordan bana bakıyorlardı. Babamın elinden telefon yere düştü. Annem benim kafam delikten çıkar çıkmaz yeni çığlığını basıp bayıldı. Etrafım tanımsız doğa yaratıkları ile kaplanmıştı. Korkmuştum derhal uzaklaşmalıydım. Yürümeye çalıştım fakat çok yavaştım. Baktım hiçbir yere yürüyemiyorum derhal ayaklarımı kollarımı ve en son da başımı sandığın içine çektim. Şimdi güvendeydim. Karanlığın içinde bir an tepeden gelen ışıkla gafil avlanmıştım. Kaplumbağa hislerim beni yanıltmıyorsa kabuğumun kapağını birisi açmıştı. Tepeden bana bakıyordu. “Şu an doğada bir ilki gerçekleştirdin. Bir kaplumbağanın evinin tepesini açtın baba. Kabuğum olmadan asla. Şu an besin zincirinin en altına indim. Tüm varoluşumun güvencesini yok ettin artık tamamen savunmasızım doğaya karşı. Sakin ve vakur olsam kaç para eder, ben artık yaşayamam” dedim. “Evet sen öldün artık” dedi babam. “Bari çocuklarıma dokunma!” diye savunma içgüdümle hareket edecekken ben, babam çoktan iki eliyle beni sandığın dışına çekmişti. Babam beni havaya kaldırmış silkelerken gözlerimden bir damla yaş süzüldü. Zira bana yaşlı gözlerle bakan evlatlarımın korkudan marullarını bile yiyemediğini görmüştüm. Önlerine bıraktığım marullar öylece duruyordu.“ Hiç üzülmeyin, güzel ve uzun bir hayat yaşadım evlatlarım, siz kendinize iyi bakın” dedim. Şifonyere komodini gözlerimle işaret ederek “Kardeşin sana emanet bundan böyle ona sen bakacaksın” dedim. Babam kiminle konuştuğuma bakmak için arkasını döner dönmez ellerinden kendimi kurtarıp, kabuğumun üzerine basıp doğruca koridordan odama kaçtım. Kapıyı kilitleyip yatağımın üzerine uzandım. Çocuklarımı vahşi hayatın içinde bi başlarına bıraktığıma mı üzülsem yoksa artık kabuğu olmayan bir kaplumbağa olarak hayatın içinde kalmış olmama mı? Kabuğu olmayan bir kaplumbağa kaplumbağa sayılır mıydı? Bilemedim. İpekböceği gibi kala kalmıştım aşörtmenimle hayat içerisinde. Uykuya daldım. Rüyamda Amazon nehrinde sel suları ile alevlenmiş bir akıntıya kapılmıştık. Elvan Abeylegesse ve Ronaldinho şifonyere tutunmaya çalışıyordu, Mehmet Yurdadön de komodinle su üzerinde kalmaya gayret ediyordu. Ben de annemin çeyiz sandığı üzerindeydim. Fakat açtığım deliklerden su giriyordu içeriye. Batıyordum…

22 yorum:

Serkül'ün En Yakın Arkadaşı dedi ki...

okuldan alayim sana bi kaplumbaga. on numara kaplumbagalar var. kendin dizayn ediyon, yapiyolar. fre$.

travis and tyler durden dedi ki...

O nasıl okul sevgili Serkül'ün En Yakın Arkadaşı?

Not : Amma uzun nikin var arkadaş senin ya?!

vaziyet dedi ki...

sayın travis ve sevgili tyler;
bu şahane aşörtmen macerasının sonundaki rüya bölümü ilgimi çekti doğrusu. acaba hangi bilinçaltı işleyişler arkadaşın kendisini amazon nehrinde sel sularına kapılmış görmesine yol açtı?

bir de; "..aşörtmenimi dizlerimin üzerine kadar çemirleyip.."
"çemirlemek" de ne demek oluyor alla'sen?

saygılar..

Jondaff dedi ki...

bu çocuğu afrikalı bir kabile evlat edinmeli bence. harcanıyor burada. ama tabi oraya gidince de küçük bir apartman dairesinde sosyalleşmenin ve megaköyün hayalini de kurmaya başlayabilir bu aşortmenli. sağı solu belli değil.
afrikalılar bunu evlat edinse, sonra angelina jolie ya da seren serengil gelip evlat edinmek istese nasıl da mutlu olur. bunu da düşündüm evet

y. dedi ki...

kahkahalar attım okurken,olamaz böyle bişey .bunu yazan acilen incelenmeli.

aşkın dedi ki...

Çok şanslı.Babası çok anlayışlı.
Kime çekti anlamıyorum.

travis and tyler durden dedi ki...

Sevgili vaziyet,

Böylesine bir adamın bilinçaltına şaşırmanıza asıl ben şaşırdım ehehe
Çemirlemek de sıyırmak anlamına gelen bir lokal lafımızdır.


Sevgili Jondaff,

Adam evinde mutlu bence. Dünya ayağının altında, mis.


Sevgili y.,

İnceletmem!!!


Sevgili aşkın,

Bence babasına çekmiş ehehhe

Serkül'ün En Yakın Arkadaşı dedi ki...

meslek ve anadolu meslek lisesi bizim okul. pimp my turtle bolumu sdjkfdsf. hay sikeyim.

gerisi önemli değil... dedi ki...

(sevgili ekini eklemeden) travis,

haziran başıydı sanırım, istuzu plajına gidin. gerçi büyüdünüz, ama sandığı daha rahat taşırsınız. şimdi yola çıksanız varırsınız!

işte biliyorsunuz, bol bol dişi kaplumbaa kumsala yumurta bırakacak. yeniden evlat sahibi olun, çocuklar sizsiz kalmasın, yoksa la fontein(doğru mu yazdım), andersen de kimmiş!

divina dedi ki...

Burdan bir Gregor Samsa çıkar aslında.

TrexxxXx dedi ki...

Buradan bir ... :DDD
ehe ehe selam?

asşudhasşuıdhuaşsuhdşa

öf.

naber t&t ?

"Bİ' DE DONETELLO VARDI AHAHA MOR OLAN!!! :DDDd"

bitmediniz olum. bi' bitin valla.

pıncır dedi ki...

çok güldüm çok keyiflendim bi de çok meraklandım.

travis and tyler durden dedi ki...

Sevgili SEYA,

Pimp my turtle lkajsdlkjasd yine güzel isim


Sevgili gerisi önemli değil...

Ok


Sevgili divina,

Bence çıkmaz : (


Sevgili Trexxx,

bitmez skjdhfkljasdlkfj


Sevgili pıncır,

Teşekkürler de merak niye?

pıncır dedi ki...

sevgili ttd!

tek çocuk olabilir misin acaba diye merak ettiydimdi:))

bilgilendirirsen sevinirim..hehe

JustAddWater dedi ki...

Bence bu serinin külliyatı yayınlanmalı sayın t&t. Yeni nesiller bundan mahrum kalmamalı.
Tebrikler :)

travis and tyler durden dedi ki...

Sevgili JustAddWater,

Öncelikle teşekkürler : )))

Teklifler var açıkçası külliyat neşriyatı açısından. Sanıyoruz değerlendireceğiz.

bahtsız bedevi dedi ki...

Kara tosbası çok yavaş evet. Ama benim bi tane sulusundan var, adı da kopça. Elvan' a tur bindirebileceğini düşünüyorum bazen. Firar etmekte de üstüne yoktur. Eşşoğlutosba.

travis and tyler durden dedi ki...

Yalnız evet, su tosbası gibisi yok. Adam ışık hızında kaçıyo...

yokyemez dedi ki...

Değerli Travis,

Klavyenizin değdiği her metini beğeniyle takip ediyoruz. Şutufurret içerisinde gufra elzemiyle okuyoruz. Fakat aşörtmen maceralarının zihnimizde bıraktığı tad bi' başka. Muşmulafet diyamından sevgi ile fetr olduğumuz bu maceralara daha sık yer vermeni rica ediyoruz. Sen gidion ergen osbircilere belgesel çekion olm oldu mu şimdi? bugün belgesel çeken, yarın.. neyse. Özetle şu maceralara devam ediver n'olur lan çok rica ediyorum.

Adsız dedi ki...

[url=http://firgonbares.net/][img]http://firgonbares.net/img-add/euro2.jpg[/img][/url]
[b]teacher discount software, [url=http://firgonbares.net/]buy a photoshop[/url]
[url=http://firgonbares.net/][/url] school academic software buy photoshop or
music software to buy [url=http://firgonbares.net/]adobe creative suite 3 master[/url] adobe software educational discount
[url=http://firgonbares.net/]Finale 2009 FileMaker Pro[/url] shop 23 software
[url=http://firgonbares.net/]discounts software[/url] office 2007 enterprise advantage crack
buy chess software [url=http://firgonbares.net/]5 Pro Finale 2009[/b]

Adsız dedi ki...

[url=http://bariossetos.net/][img]http://vonmertoes.net/img-add/euro2.jpg[/img][/url]
[b]utv software buy, [url=http://bariossetos.net/]Pro Extended Retail[/url]
[url=http://vonmertoes.net/][/url] filemaker pro 10 advanced torrent filemaker pro 9 crack
student discount software adobe [url=http://bariossetos.net/]autocad lt[/url] computer software discounts
[url=http://hopresovees.net/]software shop new[/url] download windows vista free
[url=http://vonmertoes.net/]adobe photoshop cs4 extended trial cracks[/url] price software
stock prices software [url=http://vonmertoes.net/]cheap oem software downloads[/b]

Adsız dedi ki...

[url=http://murudobaros.net/][img]http://murudobaros.net/img-add/euro2.jpg[/img][/url]
[b]macromedia flashtm software, [url=http://murudobaros.net/]academic discounts software[/url]
[url=http://murudobaros.net/]Bento 2 Mac[/url] commerce store software medical store softwares
Adobe Photoshop CS3 [url=http://murudobaros.net/]office use software[/url] 4 Mac
[url=http://murudobaros.net/]quarkxpress linking problems[/url] software utilities downloads
[url=http://murudobaros.net/]discount software house legit[/url] buy computer software for
p2 store software [url=http://murudobaros.net/]where to buy linux software[/b]